Yazar: Glutensizada

Çölyak Ve Hashimoto Tiroiditi

Çölyak Ve Hashimoto Tiroiditi (Hashimoto Hastalığı) Arasında Nasıl Bir İlişki Var?

Çölyak, belirtileri glutenli gıdalar tüketince ortaya çıkan bir hastalık olabilir. Çölyak hastalığının en çok etkiledikleri arasında oto – immun sistemi gelmektedir. Oto immun sistemi vücudunuzu zararlı bakterilerden, kanser hücrelerinden ve zararlı maddelerden koruyan bağışıklık sistemimizin tıp literatüründeki adıdır. Peki çölyak ve Hashimoto Tiroiditi (Hastalığın asıl ismi “troid” olmasına karşın dilimizde “tiroit” – “tiroid” olarak geçer. Ancak pek çok kaynakta tiroit olarak da geçiyor. Hastalık bazı kaynaklarda ise  “Hashimoto Tiroidi”,”Haşimato Tiroiditi” veya “Haşimato Troid” olarak da geçiyor.) arasında bir ilişki var mı? İki hastalığın da direkt bağışıklık sistemini etkiliyor oluşları dışında aralarında bir bağlantı var mı? Çölyak ve Hashimoto Tiroiditi neden sık sık birlikte anılıyorlar? Çölyak ve Hashimoto Tiroidi arasında nasıl bir ilişki var?

 

Hashimoto Hastalığı (Hashimoto Tiroiditi) Nedir?

Haşimoto - Haşimato Hastalığı

Haşimoto Tiroiditi Ülkemizde “Haşimato Hastalığı” Veya “Haşimoto Hastalığı” Gibi İsimlerle De Anılıyor.

En kaba tabiriyle Hashimoto Hastalığı – Hashimoto Tiroiditi, bir tür Tiroit Bezi İltihabı olarak tanımlanabilir. Tiroit Bezi, gırtlağımızın ön kısmında bulunan ve kelebeğe benzer bir şekli bulunan bir tür salgı bezi. Tiroit Bezinin salgıladığı hormonlar, beynimizin vücudun diğer organlarını yönetebilmesini sağlar. Ülkemizde bu hastalık Haşimato Tiroiditi olarak bilinse de halk tarafından bu bağışıklık sistemi rahatsızlığı “Haşimato Hastalığı” veya “Haşimoto Hastalığı“olarak anılır.

Bu arada tıp camiasından olmayanlar için küçük bir bilgi: sonu -it ile biten hastalıklar genellikle canlı bir dokunun iltihaplandığını gösterir. Örneğin “Derma” Latince “cilt” anlamına gelir. Çeşitli sebeplerden dolayı meydana gelen cilt sorunlarına genel olarak “dermatit” denir. Haşimato / Haşimoto Hastalığı da bir tür “Troidit” olarak geçer.

Yani Troid Bezi İltihabı.Tiroit Bezinin vücudumuzdaki işlevini merak ediyorsanız Tiroit Bezinin çok salgılandığında uykusuzluk, çarpıntı, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı sinir hali ve aşırı kilo kaybına neden olduğunu bilmelisiniz. Buradan hareketle Tiroid Bezinin çok çalıştığında metabolizmayı önemli ölçüde hızlandırdığını, çalışmasını aksattığında ise yavaşlattığını kendiniz de görebilirsiniz. Özetle vücudumuzdaki organların çalışma temposu Tiroid Bezi tarafından belirleniyor denebilir.

 

Doktor Hakaru Hashimoto

Haşimato Hastalığı İlk Olarak Doktor Hakaru Hashimoto Tarafından Tespit Edildi. 

İlk olarak 1912 Yılında Japon Doktor Hakaru Hashimoto tarafından tanısı konulduğu için bu tiroid bezi hastalığına “Hashimoto Hastalığı” veya “Haşimoto Hastalığı” (Bazı kaynaklard bu hastalık “hipotiroiditi olarak da geçer.) adı verilmiştir. Kendisini tiroit bezi iltihabı ve hipotroidi (Tiroid Bezi yetmezliği) olarak gösteren Hashimoto Tiroidi, tıp literatüründe “Hashimoto Tiroiditi” olarak anılan bir hastalıktır.

Kadınlarda doğum sonrası dönemde daha sık olarak görülen Hashimoto Hastalığı, vücudun savunma mekanizmasının (Bağışıklık Sisteminin / Oto Immün Sisteminin) yanlışlıkla salgı bezindeki hücreleri yok etmeye başlamasıyla meydana geliyor. İltihaplı ve düzenli çalışamayan Tiroit Bezi, hastalarda aşırı sinirlilik, depresyon, kilo alma, kuru cilt, yorgunluk, kas krampları, kabızlık, yüksek kolesterol, baş dönmesi ve konsantrasyon bozukluğu gibi rahatsızlıklarla neden oluyor.

Çölyak Ve Hashimoto Tiroiditi: Fark Ve Benzerlikler

Haşimato Hastalığı - Haşimoto Hastalığı

Haşimato Hastalığı – Haşimoto Hastalığı Gibi İsimler De Pek Çok Kaynakta Geçiyor.

Yapılan araştırmalar çölyak ve hashimoto tiroiditi arasında bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Aslında çölyak ve Hashimoto Tiroiditi’nin arasında bir ilişki olması doğal. Çünkü iki hastalık da temelde

vücudumuzun oto – immun sistemini yani bağışıklık sistemini hedef alıyor.

Yapılan araştırmalar çölyak hastalarının Haşimato  Hastalığına yakalanma oranlarının yüksek olduğunu göstermiştir. Yani çölyak ve tiroit bezi sadece vücudumuzun aynı kısımlarını etkilemekle kalmıyor aynı zamanda çölyak, tiroid bezi iltihabı olma ihtimalinizi de yükseltiyor. Ancak iki hastalığın arasındaki benzerlikler sadece rahatsızlıkların belirtileri veya vücudumuzun aynı bölgelerini etkilemekle kalmıyor. Aşağıda iki hastalığın benzeyen ve farklı kısımlarını birkaç başlık altında inceledik. Belki de bu yüzden Haşimato Hastalığı taşıyanlara çölyak diyeti önerilir. Bu da tuz oranı belli seviyede tutulmak kaydıyla Haşimoto Hastalığı taiıyanların glutensiz diyet – çölyak diyeti yapmasını zorunlu kılar.

Haşimato Hastalığı Diyeti Ve Çölyak Diyeti

Haşimato Diyeti (Haşimoto Diyeti)

Çölyak Diyeti Ve Haşimato Diyeti (Haşimoto Diyeti) Farklı Ve Benzer Özelliklere Sahip

Haşimoto Hastalığı tıpkı çölyak gibi farklı bir diyet uygulamanızı gerektiriyor. Her ne kadar Haşimato Tiroiditi olanlar tahıl tüketmek konusunda bir çölyak hastasına nazaran daha rahat davranabiliyor olsa da, genel olarak iki hastalıktan da yakınanlara karbonhidrat oranı bakımından zayıf, meyve -sebze ve Omega – 3 temelli (Omega 3’ün daha çok balık ve balık yağında bulunduğunu ekleyelim) gıdalardan oluşan beslenme diyeti tavsiye edilir.

Son yapılan araştırmalar Haşimoto Hastalığı ve Çölyak arasında bir bağlantı olduğunu ortaya koyduğundan pek çok Hashimoto Hastalığı taşyan kişiye glutensiz diyet önerilmektedir. Zengin tahıllar, omega – 3 içeren balık, balık yağı, zeytin yağı gibi gıdalar içeren bir diyet, Haşimoto Hastalığı Diyet Listesi için olmazsa olmazlardan. Sigara, gırtlağınızı birinci dereceden etkilediği ve tiroit bezindeki hücreleri yok ettiği için Haşimato Tiroiditi Hastalarına yasak.

 

Haşimato Hastalığı İçin Çölyak Diyeti

Benzer olarak vücudun çalışma temposuna birinci dereceden etki eden ve “kafein” içeren kola, kahve de yasak listesinde. Çikolata ve unlu – karbonhidrat açısından zengin gıdalar da Hashimoto Tiroiditi Hastalarına yasak. Haşimato (Haşimoto Hastalığı) Tirioditi taşıyanların dikkat etmesi gereken şeylerden birisi de tuz. Tuz, kan basıncı gibi metabolizma hızını birinci dereceden etkileyen besinlerin başında geldiği için, Haşimoto – Haşimato Hastalığı taşıyanların dikkat etmesi gerekenler listesinin başında geliyor. Haşimato Hastaları gluten duyarlılığı bulunanların tükettikleri lezzetli glutensiz ürünleri tüketebilirler. Ancak “tuz” tiroit bezi iltihabı taşıyanlar için önemli bir unsur. Bu yüzden glutensiz tatlı atıştırmalıklar veya glutensiz lahmacun tüketecekseniz, tuz oranına mümkün olduğu kadar dikkat etmelisiniz.

Glutensiz Ada Glutensiz Pizza

Glutensiz Pizza, Glutensiz Ada’nın Menüsünde Sizleri Bekliyor!

Çölyak Diyeti, Haşimato Hastalığı Diyetine göre biraz daha serbest gibi görünebilir. Ancak iki diyette de temelde vücuda faydalı protein, vitamin – mineral ve faydalı yağların alınması gerektiğini ortaya koyuyor. Omega – 3 açısından zengin balık ve balık yağı sadece tiroit bezi iltihabı hastalarına değil aynı zamanda çölyak hastalarına da öneriliyor. Bu arada çölyak diyeti(Glutensiz Diyet) pek çok doktor tarafından Haşimoto Hastalığı taşıyıcısına önerilmektedir.

Buna ek olarak çölyak hastaları da genellikle buğday unundan yapılmış gıdalardan uzak durmak zorunda. Meyve ve sebzeler, protein açısından zengin olan beyaz et, kırmızı et, meyve – sebze, zeytin yağı, kuru yemişler; çölyak diyeti ve Haşimato Tiroiditi Diyetinin benzeştiği noktalardan. Bu arada, çölyak veya Haşimato Tiroiditi olabilirsiniz. Her iki durumda beyaz şeker ve tuzun, sigaranın ve aşırı kafeinin sizler için zararlı olduğunu belirtmekte de fayda var.

Hashimoto Tiroiditi Rahatsızlıkları Ve  Çölyak

Troit Bezi T3 ve T4 Hormonlarını Salgılar

Gırtlağınızda Bulunan Troit Bezi, T3 ve T4 Gibi Metabolizma Hızını Etkileyen Hormonların Salgılanmasından Sorumludur.

Haşimoto Hastalığı ve gluten duyarlılığının insan vücudunda meydana getirdiklerinin de benzer olduğunu söyleyebiliriz. Çölyak hastalığının sebep olduğu çeşitli psikolojik rahatsızlıkların başında depresyon, sinirlilik, dikkat dağınıklığı geliyordu.

Çölyak, gluten içeren gıdalar tükettiğinizde kas kasılmaları, deri döküntüleri, ince bağırsakta ülser ve çocuklarda gelişim bozukluğu gibi metabolizma sorunlarının ortaya çıkmasına neden oluyordu. Yine yaşam kalitesini birinci dereceden inceleyen kronik yorgunluk, halsizlik ve çeşitli şikayetlerin gluten duyarlılığında bulunduğunu biliyoruz. Ortaya çıkan şikayetler bunlar olsa da gluten duyarlılığı da ilk olarak bağışıklık sistemini zorlayan bir rahatsızlık. Bu da vücudunuzun bakteriye ve özellikle kansere karşı savunmasız kalması anlamına geliyor.

 

 

Glutensiz Ada Glutensiz Fındıklı Kurabiye

Taze, Lezzetli Ve Hafif: Glutensiz Ada Glutensiz Fındıklı Kurabiye

Haşimato Tiroiditi de benzer şikayetlerin oluşmasına neden oluyor. Bu şikayetler arasında deri döküntüleri, kas spazmları, kronik yorgunluk, aşırı kilo alma veya kilo vermek, aşırı terleme, kalp ritminin düşük olması Haşimato Tiroiditi Hastalığının semptomları arasında. Ancak tiroid bezi iltihabının tıpkı gluten duyarlılığı gibi ilk olarak bağışıklık sistemini hedeflediğini kesinlikle aklınızdan çıkarmayın.

Gluten duyarlılığı ve Hashimoto Tiroiditi arasındaki benzerlikler listesinin en başında iki hastalığın da bağışıklık sistemini etkilediğinden söz etmiştik. Ancak kuru cilt, cilt döküntüleri ve benzer şikayetlerde de iki hastalığın birbirine benzediğini söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar da Haşimato Tiroiditi Hastalığına yakalanma riskinin gluten duyarlılığı ile arttığından söz etmiştik. İki hastalığı birleştiren bir başka unsur da bu hastalıklara tanı konulması için mutlaka tıbbi test yaptırmanız gerekiyor olmasıdır.

 

 

 

 

 

 

Devamı

Gıda Alerjisi Ve Çölyak

Gıda Alerjisi Ve Çölyak

Çölyak, buğday ununun suyla temasıyla ortaya çıkan bir tür proteindir. Bu proteinin bazı metabolizmalarda sindirilemiyor olması çölyak hastalığına neden olur. Bugün sizlerle özellikle son yıllarda sık sık karşımıza çıkan gıda alerjisi ile çölyak arasında nasıl bir ilişki olduğuna değinmekle birlikte aynı zamanda çölyak dışı gluten duyarlılığı, buğday alerjisi gibi çeşitli konulara değinerek sizleri aydınlatmaya çalışacağız. Gıda alerjisi ve çölyak arasında nasıl bir ilişki var? Çölyak ve gluten alerjisi aynı şey mi? Belli gıdalara alerjiniz olduğunu nasıl anlarsınız? Sizleri daha fazla sabırsızlandırmadan başlayalım.

Çölyak Dışı Gluten Duyarlılığı Nedir?

Özellikle Yurt Dışında Çölyak Hastaları Dernekleri Oldukça Yaygın

Glutenin yapısından ve işlevinden söz ettik. Bu doğal protein, buğday unundan üretilen hamura yapışkanlık özelliğini veren maddedir. Eğer glutenin nasıl bir madde olduğunu merak ediyorsanız glutensiz kurabiye, glutensiz bisküvi veya ekmeğe dokunmayı deneyin. Bu tip ürünler elinizde buğday unundan üretilen mamüllere göre çok daha hızlı bir şekilde dağılacaktır. Aslına bakarsanız, glutensiz gıdaların buğday gluteni içeren ürünlere göre tek negatif yanı budur.

 

 

 

Glutensiz Beslenmek Zorundaysanız, Yalnız Değilsiniz… Glutensiz ADA Lezzetli Menüsüyle Sizleri Bekliyor

Çölyak, glutenin sindirilememesi sonucu çeşitli semptomların ortaya çıkmasına neden olur. Çölyak ciddi bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkar. Bunun nedeni çölyakın direkt olarak oto – immün sistemini (bakterilere karşı bir tür bağışıklık sistemi) hedef almasıdır.Ancak günümüzde pek çok insan çölyak belirtilerine

benzeyen ancak onun kadar şiddetli olmayan semptomları yaşıyorlar.

Bu noktada da non-çölyak gluten alerjisi ve çölyak arasındaki fark ortaya çıkıyor.  Her buğday alerjisi çölyak olarak sayılabilir mi? Çölyak dışı gluten duyarlılığı nedir? Belirtileri nelerdir? Soruları cevaplamadan önce tüm bu metabolik – sindirim sistemi rahatsızlıklarının ayrı ayrı birer sorun olduğunu belirtelim. Çölyak, Çölyak Dışı Gluten Duyarlılığı, Buğday Alerjisi… Bu terimlerin hepsi benzer olmakla beraber birbirlerinden farklı rahatsızlıkları temsil ederler.

Çölyak dışı gluten duyarlılığı, pek çok kaynakta NCGS (Non – Celliac Gluten Sensivity), Non – Çölyak Gluten Duyarlılığı (Çölyak Olmayan Gluten Duyarlılığı) olarak isimlendiriliyor. Bu rahatsızlık çölyak olmamakla birlikte yine de gluten içeren gıdalara karşı sindirim sisteminizin hassas olduğunu gösteriyor.

Çölyak Terimleri

Çölyak Ve Reflü Arasında Sıkı Bir İlişki Olduğu Biliniyor.

Eğer çölyak, non-çölyak gluten duyarlılığı ve buğday gluteni alerjisi konusunda meraklıysanız ve  internette çok daha detaylı bir arştırma yapmak isterseniz çölyak hastalığının “CD” (Celliac Disease), non-çölyak gluten duyarlılığının “NCGS” ve buğday gluteni alerjisinin “WA” (Wheat Allergy) olarak isimlendirildiğini belirtelim. Özellikle son yıllarda çölyakla ilişkilendirilen reflünün ise “GERD” (Gastro-Esophageal Reflux), glutensiz gıdalardan oluşan diyet ise “GFD” (Gluten-Free Diet) olarak anıldığını söyleyelim. Çölyak ve reflü ilişkisine ise bir başka içeriğimizde detaylı olarak değineceğiz.

 

 

Çölyak Ve Non-Çölyak Gluten Duyarlılığı Farkları

Gıda Alerjisi Ciddi Bir Sorun Olabilir. Özellikle Yer Fıstığı Alerjisi Oldukça Yaygın Bir Gıda Alerjisidir.

Non-Çölyak Gluten Duyarlılığı veya diğer adıyla NCGS, çölyakla benzer belirtilerle insanların hayat kalitesini düşürüyor. Bu noktada çölyak belirtileri nelerdir bir bakalım. Çölyak vücuda gluten alınması sonucunda meydana gelen metabolik sorunlardı.

Bu sorunlar arasında halsizlik, yorgunluk, şişkinlik, reflü, demir eksikliği gibi sorunlara yol açıyordu. Söz konusu çocuklar olduğunda çölyak gelişim bozukluğu olarak kendisini gösteriyor. Non-Çölyak Gluten Duyarlılığı bulunan kişiler de buğday gluteni içeren gıdalar tükettiklerinde çölyak belirtilerine benzer belirtiler yaşıyorlar. Ancak çölyak ve non-çölyak gluten duyarlılığı arasında ince bir çizgi var.

 

 

Non-Çölyak Gluten Duyarlılığı, Çok Daha Yaygındır.

Çölyak hastalığının vücudunuza verdiği hasar sıradan bir gıda alerjisinden daha fazla. Bunun nedeni çölyak hastalarında gluteni sindiremeyen ince bağırsağın yaralanması riski var. Eğer çölyaktan şikayet ediyorsanız ve gerekli önlemleri almıyorsanız ince bağırsaktaki yaranın ülser gibi ciddi sağlık sorunlarına neden olması da oldukça muhtemel.

Buna karşın non-çölyak gluten duyarlılığı taşıyan kişilerde bu tip ciddi bir tıbbi sorundan söz edilemez. NCGS taşıyan insanlar buğday gluteninin ince bağırsakta yaralanma veya ülser meydana getirme riskiyle karşı karşıya değiller. Ancak yine de gluten alerjisinin yaşam kalitenizi önemli ölçüde – negatif yönde etkilendiğini söyleyebiliriz. Peki hepsi bu mu?

 

Seçkin Marketlerin Diyet – Diyabet Ürünler Reyonunda Glutensiz Ada Ürünlerini Bulabilirsiniz.

Çölyak veya non-çölyak gluten duyarlılığı taşımıyor olsanız da  çeşitli gıdalara karşı alerjik reaksiyon gösteriyor olabilirsiniz. Gıda alerjisi bazı özel durumlar dışında çok büyük bir sağlık sorunu değildir. Genellikle çeşitli gıdalara karşı gösterilen alerjik reaksiyon yaşam kalitesini tıpkı non-çölyak gluten duyarlılığı gibi olumsuz yönde etkiliyor. Bu olumsuz etki, özellikle hareketli yaşam tarzını benimsemiş ve kilo kaybetmek isteyen insanları önemli ölçüde etkiliyor.

Yine de gıda alerjisi hafife alınacak bir sindirim sistemi sorunu değil. Peki hangi durumlarda gıda alerjisi sizler için sorun? Bu sorunun cevabı daha çok vücudunuzun verdiği alerjik reaksiyonun şiddetiyle doğru orantılı. Yani vücudunuzun bir gıdaya olan alerjik hassasiyeti yüksekse sadece kendinizi halsiz hissetmekle kalmaz aynı zamanda solunum yollarınızın daralması vb. gibi ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz.

Çölyak Veya Gıda Alerjisi Bulunduğunu Nasıl Anlayabilirim?

Çölyak, tipik bir gıda alerjisi veya gluten alerjisinden çok daha ciddi bir sağlık sorunudur. Bu yüzden sizde çölyak bulunup bulunmadığını merak ediyorsanız çölyak testi yaptırmalı ve bir doktora görünmelisiniz. Çölyak rahatsızlığının sizde meydana getirdiği hafif rahatsızlıklardan şikayetçiyseniz -halsizlik, çeşitli psikolojik sorunlar, reflü, kas gerilmeleri, deri döküntüleri gibi- non-çölyak gluten duyarlılığı taşımanız kuvvetle muhtemeldir. Yapılan son araştırmalar nüfusumuzda %1 – %1,5 oranında çölyak hastası bulunduğunu göstetiyor.

Buna karşın gluten duyarlılığı, gluten alerjisi veya non-çölyak gluten duyarlılığı taşıyanlar nüfusumuzun %23’ünü teşkil ediyor. Bu da her yüz kişiden yirmisine yakınında non-çölyak gluten duyarlılığı olduğunu gösteriyor. Burada kendi kendimize bir soru soralım; non-çölyak gluten duyarlılığı tedbir alınmadığı takdirde çölyak hastalığına dönüşebilir mi? Non-çölyak gluten duyarlılığı taşıyan kişiler çölyak olmas riskiyle karşı karşıyalar mı?

Non-Çölyak Gluten Duyarlılığı Çölyak Hastalığına Neden Olur Mu?

NCGS Veya Gluten Alerjisi İçin Glutensiz Bir Dİyet Programına İhtiyacınız Var.

Bu sorunun cevabı çölyak hastalığının nedeninin tam olarak ne olduğunda yatıyor. Önceki içeriklerimizde çölyak hastalığına neden olan sebeplerden söz etmiştik. Buğday gluteni içeren gıdalar tüketmek sizi çölyak yapmaktan çok çeşitli sorunların ortaya çıkmasına neden oluyor. Oto-immün (Yani vücudunuzun zararlı bakterilere ve mikroorganizmalara karşı savunma mekanizması) sistemini sekteye uğratan çölyak hastalığının sebebi daha çok genetik. Bu yüzden non-çölyak gluten duyarlılığı veya sadece buğday alerjisi bulunanların çölyak olma riskleri az.

 

Çölyak / Non-Çölyak Veya Gluten Alerjisi Olup Olmadığımı Nasıl Anlarım?

Eğer buğday gluteni (Bu arada “gluten” kelimesinin İngilizce “glue” yani “yapıştırıcı kelimesinden geldiğini de tekrar belirtelim) alerjiniz olup olmadığından şüpheleniyorsanız öğünlerinize glutensiz gıdalar ekleyerek küçük denemeler yapabilirsiniz. Elbette York Testi, Gıda Alerjisi Testi gibi tıbbi ve diyetlerde başvurulan testleri de yaptırmanız mümkün. Ancak şikayetleriniz çölyak hastalığını işaret etmiyorsa, kilonuzdan şikayetçi değilseniz bu tip bir deneme – yanılma yöntemiyle non-çölyak gluten duyarlılığı veya gluten alerjisi olmadığınızı kendiniz de anlayabilirsiniz.

Tüm bunlar bir yana, çölyak veya gluten duyarlılığı taşımayan insanların da glutensiz gıdalar tükettiklerinde daha enerjik oldukları bilinen bir gerçek. Glutenin yapışkan bir madde olması onu tükettiğinizde mide çeperlerinize yapışması demek. Bu durumda mideniz mide çeperine yapışan gluteni sindirmek için mideniz olanca gücüyle çalışacaktır. Midenizin besinleri sindirmek için çalışan bir tür kas olduğunu unutmayın. Gluteni sindirmeye çalışan mide, vücudunuzun ürettiği enerjinin büyük bir kısmını gluteni sindirmek için kullanacak ve sizi yoracaktır.

 

 

Devamı

Stres Ve Çölyak

Stres Çölyak Hastalığını Tetikliyor Mu?

Modern hayat ve onun bizlere sunduğu beslenme düzeni hayatımıza yeni hastalıkların girmesine neden oldu. Diyabet, obezite, çölyak, gluten duyarlılığı, gıda intöleransı… Bunun yanında modern hayatın negatif taraflarından bir tanesi de stres başta olmak üzere pek çok farklı psikolojik sorunu da beraberinde getirmesi. Bu noktada stres ve beslenmeye dayalı oluşan rahatsızlıkların ne gibi bir ilgisi olduğunu kendinize sorabilirsiniz. Ancak yapılan son bilimsel araştırmalar, beslenme bozukluklarıyla psikolojik rahatsızlıklar arasında sıkı bir bağ olduğunu gösteriyor bizlere. Sindirim sistemi sorunu olan çölyak ve stres arasındaki ilişki de böylece daha açık bir şekilde kendisini gösterdi. Stres ve çölyak ile ilgili deney, İtalya’da 186 denek üzerinde gerçekleştirildi. Araştırma sonuçlarıysa “Nutrients” adlı tıp dergisinde yayınlandı.

 

Stres Ve Çölyak: Benzer Neden Ve Belirtiler

Glutensiz ADA Ürünlerine Seçkin Marketlerden Ulaşabilirsiniz

Stres ve çölyak arasındaki ilişkiyle ilgili araştırmaların temel sebebi, çölyak hastalarının genelinin rahatsızlık başlamadan önce çok stresli bir dönemden geçmeleri. Yapılan bilimsel araştırmalardan önce stres ve çölyak arasındaki bağlantı üzerine çok şey bilinmiyordu. Ancak çölyaklı hastalar arasında yapılmış olan araştırmalar hastaların yaşamlarının bir döneminde yakınlarını kaybetmek, boşanma, işten ayrılma gibi ağır psikolojik travma yaratan olaylarla karşılaştıklarını gösteriyordu.

Bunun üzerine İtalyan Tıp Dergisi, çölyak ve stres  arasındaki bağlantıyı daha iyi aydınlatmak adına kollarını sıvadılar. Benzer eğitim durumu, sosyal statü, yaş ve cinsiyete sahip denek grupları arasında yapılan araştırmalar gerçekten de çölyak hastalarının daha önce psikolojik travma veya duygu durum bozuklukları yaratan olaylarla karşı karşıya kaldıklarını gösteriyordu. Böylelikle yoğun stresin çölyak hastalığını tetiklediği teorisi önem kazandı. Ancak araştırmanın sonuçları çok daha ilginç verilen oluşmasına neden oluyordu.

 

Çölyak Belirtileri Ve Stres

Çölyak Özellikle Kadınları Etkiliyor

Araştırma sonuçları, çölyak semptomlarının hastaların son bir yılda yaşadıkları travmatik olaylardan sonra tetiklendiğini gösteriyordu. Stres oluşturan faktörlere maruz kalmadan önce çölyak tanısı konulmuş kişilerse, duygu durum bozukluğu yaratan travmalardan sonra çölyak belirtilerinin gözle görülür oranda arttığını bizlere gösteriyordu. Ancak çölyak, gluten duyarlılığı – gluten intöleransı üzerine yapılan araştırmanın başka şaşırtıcı sonuçları da vardı. Örneğin çoğu denek, hamileliğin stres faktörünün artmasına neden olan bir yaşam olayı olduğunu gösteriyordu. Buna bağlı olarak kadınlarda çölyak çok daha yaygın bir rahatsızlık olarak kendisini gösteriyordu.

 

Sonuç: Stres Çölyak Hastalığını Tetikliyor

Stres Çölyak Dışında Reflü Ve Ülserin De Nedeni…

Çölyak, gluten duyarlılığı – gluten intöleransı arasındaki ilişkinin şaşırtan bir başka sonucuysa stres yaşatan durumun şiddet veya süresinin çölyak belirtilerinin ortaya çıkmasında o kadar da etkili olmadığını göstermesiydi. Araştırma sonuçları aynı zamanda çölyak teşhisi konulmuş kişilerin diğer denek grubuna göre daha çok oranda psikolojik destek aldıklarını da gösteriyordu.

Stresin, mide ülserini tetiklediği düşünüldüğünde stres ve çölyak arasındaki ilişki daha da netlik kazanıyor. Ancak hangisinin diğerinin sebebi olduğu netlik kazanmış değil. Bunun nedeni çölyak belirtileri arasında sık sık dile getirdiğimiz sinirlilik, gerlinlik, halsizlik gibi duygu – durum bozuklukları. Araştırmalar, stres yaratan önemli yaşam olaylarının çölyak hastalığını tetiklediği yönünde.

Reflü, Ülser, Çölyak Ve Stres

Stresin ilk olarak sindirim sistemi organlarını etkilediği biliniyor. Stres sonucu mide ve bağırsakta oluşan asit – baz dengesi bozukluğu ve yaralanmalar farklı isimlerle adlandırılıyorlar. Ülserin midedeki asit – baz dengesinin bozulması sonucu ortaya çıktığı biliniyor. Stresin çölyak hastalığı ile olan ilişkisine ise yukarıda değindik.

 

 

Reflüyü tetikleyen başlıca unsurlar arasında stresin geldiği de bilinen bir gerçek. Saydığımız üç sindirim sistemi rahatsızlığı arasında sandığımızdan daha karmaşık bir ilişki söz konusu. Çünkü çölyak semptomları gösteren çoğu hastanın daha önce reflüden şikayetçi oldukları da çölyak, gluten duyarlılığı – gluten intöleransı ve stres ile ilgili yapılan araştırmanın bir başka sonucu. İlerleyen zamanlarda çölyak ve diğer yaygın sindirim sistemi hastalıkları arasındaki ilişki üzerine çok daha detaylı içeriklere ulaşabileceksiniz.

 

 

Devamı

10 Maddede Çölyak İle İlgili Merak Edilenler

Çölyak Hastalığı İle İlgili Merak Edilenler

Çölyak, dünyada ve ülkemizde son derece yaygın bir rahatsızlıktır. Yine de çölyak ile ilgili toplumsal duyarlılık son derece düşük seviyededir. Çölyakla ilgili doğru bilinen yanlışları ve bilinmeyenleri sizler için listeledik. Böylece çölyak hastalığından şikayetçiyseniz veya çölyak – gluten duyarlılığı olan bir yakınınız varsa, çölyak konusunda bilgilenmesini sağlayabilirsiniz. Türkiye’de yaklaşık bir milyon çölyak hastası olduğu biliniyor. Buna ek olarak dünyada her 200.000 kişiden yedisi, çölyak ve gluten duyarlılığı semptomlarından şikayet ediyorlar. Peki çölyak hakkında ne biliyoruz? Sizler için 10 maddede çölyak ve gluten duyarlılığı ilgili merak edilen konuları özetledik.

1.Çölyak Genetik Mi?

Çölyak Genetiktir

Çölyak Hastalığı Ne Yazık Ki Genetik Bir Hastalık

Çölyak hastalığı ile ilgili 10 maddenin ilk sırasında “çölyak genetik mi?” sorusu geliyor. Çölyak, ince bağırsaklardaki villus denilen yapıların düz olmasından kaynaklanan bir sindirim sistemi sorunudur. Yapılan son bilimsel araştırmalar, çölyak ile bağışıklık sistemi arasında da sıkı bir ilişki olduğunu gösteriyor. Çölyak, genetik bir rahatsızlıktır. Rahatsızlığın, insanların DNA’sında meydana gelen bir gen mutasyonu sonucu meydana geldiği bugün biliniyor. Aslında bakarsanız, sıfır kan grubu dışındaki A, B ve AB kan gruplarının da yüzyıllar içinde meydana gelen genetik mutasyonlar sonucu ortaya çıktığı biliniyor. Daha detaylı bilgi için “Çölyak Nasıl Ortaya Çıktı?” başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.

 

2.Hangi Gıdalar Serbest?

Unlu Mamüller Çölyak Hastalarınca Tüketilmemeli

Unlu Mamüller, Mayalı Alkollü İçecekler Kesinlikle Yasak

Çok kaba bir tabirle içerisinde buğday, çavdar, arpa bulunmayan tüm gıdalar çölyak hastaları tarafından rahatlıkla tüketilebilir. Ancak glutensiz gıda, uzman ellerde hazırlanması gereken bir tüketim ürünü. Ürünlerin hazırlandığı mutfakta veya tepside, kaşıkta bulunan gluten, çölyak hastalarını tıpkı buğday gluteni tüketilmişçesine rahatsız edebilir. Buğday ekmeği, çavdar ekmeği, hamur işleri, makarna, mayalı hamurdan yapılmış gıdalar, alkollü içecekler, malt içecekleri çölyak diyeti listesinde kesinlikle ve kesinlikle bulunmaması gereken ürünlerin başında geliyor. Makarna, hazır çorbalar, hazır krem şanti, hazır puding gibi ürünleri de gluten içeren gıdaların içerisine dahil edebiliriz. Kırmızı et, beyaz et, süt ürünleri, meyve, sebze, şeker, kakao, kahve, mısır, bezelye çölyak diyetinde bulunabilen gıdalar arasında geliyor.

 

3.Çölyak Ve Gluten Duyarlılığı Olanlar En Çok Nelerden Şikayetçi?

Glutensiz Damalı Kurabiye

Kakaolu Damalı Glutensiz Kurabiye Çay Saatlerinin Olmazsa Olmazı…

Çocklarda çölyak ve gluten duyarlılığı gelişim bozukluklarına neden olduğu için özellikle ebeveynlerin en çok şikayet ettikleri konuların başında geliyor. Ancak yetişkinlerde şişkinlik, reflü, halsizlik, deri döküntüsü gibi rahatsızlıklar kendisini gösteriyor. Dünyadaki ve ülkemizdeki çölyak hastalarını en çok şikayetçi oldukları konuların başında glutensiz ürünlere ulaşmaktaki zorluk. Buna ek olarak bazı durumlarda çölyak hastası olanların toplumdan dışlandığı da oluyor.

Çölyak ve gluten duyarlılığının fiziksel belirtilerinin yanında glutensiz ürünlerin yaygın olmaması, restoranların glutensiz ürünler konusunda kısıtlı bir menüye sahip olmaları, glutensiz ürünlerin pahalı olması gibi unsurlar geliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün yaptığı araştırma çölyak konusunda ülke olarak yeterince bilgili olmadığımızı da ortaya koyuyor.

4.Şeker, Kahve Ve Çölyak

Türk kahvesi Çölyak Hastalarınca Rahatlıkla Tüketilebilir.

Şekerle ilgili yapılan son bilimsel araştırmalar onun özellikle kanser vak’alarında önemli bir rol oynadığını gösteriyor. Ancak şekerin çölyak hastaları için özel bir risk taşımıyor. Beyaz rafine, işleniş şekerle aranız iyi değilse kahverengi şeker kullanabilirsiniz. Ancak şeker kullanımını kendi sağlığınız için abartmamanız çok daha yerinde olacaktır. Kahve sade veya sütle tüketilebilir. Sütün de çölyak için özel bir risk oluşturmadığı söylenebilir. Ancak kahvenizi kremalı ve çeşitli aroma şuruplarıyla içmeyi sevenlerdenseniz belki de kahve alışkanlıklarınızı gözden geçirmenin vakti gelmiştir.

Çünkü bu tip kahvelerde kullanılan krema, krem şanti gibi ek ürünlerin üretiminde gluten bulunabiliyor. Eğer daha rahat sindirebileceğiniz bir kahve içmek isterseniz, laktozsuz sütle daha hafif bir kahve keyfi elde edebilirsiniz. Alkol ise bir çölyak hastasının uzak durması gerekenlerin başında geliyor. Zira bira, viski, vodka gibi içkiler buğday, arpa gibi tahılların fermantasyon (Mayalanma) süreci sonunda üretildiklerini de ekleyelim. Özetle alkol sadece gluten duyarlılığı olmayanlar için değil çölyak hastaları için de sakıncalı.

5.Çölyak İle Gluten Duyarlılığı Aynı Şey Mi?

Glutensiz Pizza

Glutensiz Undan Özenle Hazırlandı

Çölyak ile gluten duyarlılığı – gluten alerjisi veya gluten intöleransı aynı şey değil. Ancak çölyak rahatsızlığının gluten alerjisi – gluten duarlılığından daha belirgin semptomlarının olduğunu da söylemek yanlış olmaz. Çölyak hastalığı bulunmayan pek çok hasta, glutensiz gıdalar tükkettiklerinde kendilerini daha zinde hissettiklerini belirtiyorlar. Daha önce de belirttiğimiz üzere, buğday ve buğday gluteni insan metabolizması için nispeten yeni bir madde. Bazı insanlarda gluten rahat sindirilebiliyorken bazı insanların bu kompleks proteini hiç sindiremediğini söyleyebiliriz. Kısaca çölyak, gluten duyarlılığı, gluten alerjisi veya gluten intöleransı olarak anılsa da çölyak hastalığının daha belirgin semptomlarının olduğunu ve sıradan gıda alerjilerinden daha şiddetli belirtiler gösterdiklerini söyleyebiliriz.

6.Çölyak Ve Gluten İsimleri Nereden Geliyor?

Gluten, İngilizce “glue” olarak adlandırılan “yapıştırıcı” sözcüğünden geliyor. Buğday unundan elde edilen hamura yapışkanlık özelliğini bu protein veriyor. Eğer glutensiz bir dilim ekmek veya bir parça kurabiye yemeye çalıştıysanız bunların elinizde çok daha rahat bir şekilde dağıldığını kendiniz de gözlemleyebilirsiniz. Ancak hamura yapışkanlık özelliğini veren bu madde, sindirim sisteminizce hazmedilmesi zor olan bir madde ve bu da sindirim sistemi organlarınızda ödem ve çeşitli yaraların oluşmasına neden oluyor.

Çölyak ise bir rahatsızlıktan ziyade sindirim sistemi organlarını belli bir bölgesini adlandırmak için kullanılan Latince bir kelime. Gluten proteini ilk olarak sindirim sisteminin bu kısmını etkilediği için gluten intöleransı “celiac” veya dilimizdeki anlamıyla “çölyak” adıyla anılıyor.

7.En Belirgin Çölyak Semptomları Neler?

Tom Hanks, Victoria Beckham Gibi İsimler De Çölyak Rahatsızlığı Taşıyor

Çölyak ile ilişkilendirilen pek çok hastalık var. Şişkinlik, halsizlik, demir emilimi eksikliği, midede oluşan ödem, bağırsaklarda yara oluşumu, deri döküntüleri, huzursuzluk ve kronik yorgunluğun temelinde çölyak olduğu biliniyor.

Son yıllarda gluten proteininin beyin hücrelerini de zannettiğimizden daha yüksek oranda, negatif olarak etkilediğini de söylemek yanlış olmaz. Çocuklardaysa çölyak hastalığının en belirgin semptomları arasında gelişim bozukluğu gösteriliyor. Reflü gibi mide asidi düzensizlikleri ve daha pek çok sebebi anlaşılmamış rahatsızlığın altında çölyak olduğu düşüncesi son yıllarda tıp camiasının hemfikir olduğu konulardan.

 

8. Kimler Çölyak: Çölyak Hastalığı Taşıyan Ünlüler Kimler?

Gluten Duyarlısı Olan Pek Çok İsim Var

Pek Çok İsmin Çölyak Veya Gluten Duyarlısı Olduğu Biliniyor

Türk Televizyonlarında yayınlanan “Muhteşem Yüzyıl” Dizisinin başrol oyuncusu Meryem Uzerli’nin çölyak olduğu biliniyor. Aynı şekilde eski Amerikan Başkanı Bill Clinton’un kızı Chelsea Clinton, Zooey Deschanel, Victoria Beckham da gluten duyarlılığı – gluten intöleransı taşıyan ünlüler arasında geliyor. Sinemarda gösterilen “Mumya” Filmi ile ünlenmiş olan Rachel Weisz ve Tom Hanks gibi isimlerin de çölyak rahatsızlığından şikayetçi oldukları biliniyor.

9. Sağlıklı Kişiler Ve Gluten Diyeti

Çevrenizde çölyak rahatsızlığı bulunmayan kişilere de glutensiz gıda tüketmelerini tavsiye edin. Daha sonra kendilerini nasıl zinde ve enerjik hissedeceklerine kendileri dahi inanamayacaklar. Aslında gluten proteininin etkilerinden korunmak için gluten duyarlılığı taşımanıza veya çölyak olmanıza gerek yok. Gluten mide çeperi ve bağırsaklara yapıştığı için sindirimi güçleştiriyor. Bu da midenizin veya bağırsaklarınızın gluteni sindirmek içn daha fazla enerji harcaması ve sizi daha fazla yorması demek. Bu yüzden çölyak olsanız olmasanız da glutensiz diyet, zinde ve fit olmanın anahtarı olarak görülüyor.

10. Çölyak Tedavisi

Çölyak ne yazık ki tamamen ortadan kaldırılabilen bir sindirim sistemi rahatsızlığı değil. İlaç ve beslenme diyetleri sadece çeşitli belirtilerin ortadan kalkmasına yardımcı olur. Buna rağmen çölyak ve gluten duyarlılığı bulunanlar için piyasada pek çok ilaç bulunmaktadır. Buna ek olarak çölyak olup olmadığınızı anlamanın en kesin yolu doktorunuza başvurmak ve çölyak testi yaptırmaktır.

 

 

 

Devamı

Geçmişten Günümüze: Çölyak Nasıl Ortaya Çıktı?

Çölyak Hastalığı Nasıl Ortaya Çıktı?

Çölyak ve gluten duyarlılığı karbonhidratlı gıdaların hayatımızda daha fazla yer etmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Bugün, biraz daha farklı bir konuyu ele alarak, çölyak ve gluten duyarlılığının tam olarak neden ortaya çıktığını sizlere anlatmaya çalışacağız. Çıkacağımız bu tarihsel yolculukta bizleri uzun  bir yol bekliyor olacak. İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden sanayi devrimine uzanan bu yolda buğdayın ve buğday gluteninin hikayesini ve çölyak nasıl ortaya çıktı? sorusunu cevaplamaya çalışacağız.

Avcı Toplayıcı İnsan Toplumlarından Tarım Toplumuna…

İlk Avcılar ve 0 Kan Grubu… Bugün, Acil Durumlarda 0 Kan Grubuna Sahip İnsanlar Diğer Kan Gruplarına Kan Verebiliyorlar. Bunda, 0 Kan Grubunun A, B Ve AB Kan Gruplarının Kökeni Olduğunu Biliyoruz.

İnsanoğlu tarih sahnesine çıktığında temelde iki farklı beslenme kaynağı vardı: avcılık ve toplayıcılık. Bu kaynaklar aynı zamanda ilk insan topluluklarının kan gruplarıyla da oldukça uyumluydu. Yapılan bilimsel araştırmalar, avcılık ve toplayıcılıkla ilgilenen ilk insanların 0 kan grubuna sahip olduklarını gösteriyor. Yani bilimsel araştırmaların ortaya koyduğu bir başka önemli veri de bugün A, B ve AB kan gruplarının insanlığın farklı dönemlerinde ortaya çıktığını gösteriyor.

İlk insan avcılık ve toplayıcılık yapmaktaydı ve kan grubu sıfırdı. Eğer “kan grubuna göre diyet” konusunda biraz araştırma yaparsanız, bilimsel verilerle desteklenen bu bilgiye pek çok kaynakta rastlayabilirsiniz. Sıfır kan grubuna sahip olan ilk insanlar özellikle av hayvanlarının etlerindeki proteini çok rahat bir şekilde sindirebiliyorlardı. Aynı zamanda hareketli bir yaşam tarzı, sıfır kan grubuna sahip insanların fazla kilolar gibi dertlerden yakınmamasına neden oluyordu. Bugün yükske protein ve düşük karbonhidrat içeren “paleo diyeti” nin “mağara adamı diyeti” olarak anılmasında bu gerçeğin payı büyük.  Peki daha sonra ne oldu ve diğer kan grupları oluştu? Çölyak hastalığı ve gluten duyarlılığının tüm bunlarla bağlantısı ne?

Tarım Toplumu A, B Ve AB Kan Gruplarının Ortaya Çıkışı

Çölyak Nasıl Ortaya Çıktı? Bilimsel Veriler, Tarımın Yaygınlaşmasıyla Çölyak Arasında Sıkı Bir Bağ Olduğunu Gösteriyor.

İnsanoğlu avcılık ve toplayıcılıkla yaşamını sürdürüyordu. Ancak giderek artan nüfus, daha fazla insanın beslenme ihtiyacını ortaya çıkardı. İnsanoğlu ilk olarak bazı hayvanları evcilleştirmeyi başardı ve onların sütlerini ve sütlerinden üretilen gıdaları tüketmeye başladı. İnsanlığın bu dönemi, yerleşik hayatın da ilk adımlarının atıldığı zamandı. İnsanlar göçebe topluluklar halinde kendi sürülerini oluşturmaya ve onların sütlerinden elde edilen gıdaları tüketmeye başladı.

Bu durum, kan grubu 0 olan ilk insanların DNA’sında bir tür mutasyon (Genetik değişim) oluşmasına neden oldu. Genetik mutasyon ilk olarak insanların kan hücrelerini değiştirdi. Ortaya yeni çıkan bu kan grubuna sahip insanlar sütten elde edilen proteini çok rahat sindirebiliyorlardı.  İlk farklı kan grubu ortaya çıkmıştı: B Grubu. Bugün kan grubu B olan insanlar süt proteinini çok rahat bir şekilde sindirebildiklerinden “kan grubuna göre diyet” listelerinde B grubu için genellikle light süt, yoğurt gibi gıdaların önerilmesinin nedeni de budur.

İnsanlar ilerleyen zamanlarda hayvanlarını besleyebilecekleri ot ve bitkileri kendilerinin yetiştirebileceklerini fark ettiler. Bu, karanlık çağlarda çok daha güvenli bir yaşam sunuyordu. Ancak insanlığın tarımı keşfetmesi yine kan hücrelerinin mutasyonuna neden olacaktı. Tarımın keşfi ve kullanılması, toplumsal iş birliğinden beslenme şekline kadar her şeyi değiştirdi. İlk yerleşik hayat, tarım aynı zamanda yazıyı ve yazılı kanunları da beraberinde getirdi. Ancak tarımın keşfi aynı zamanda A kan grubunun ortaya çıkmasına neden oldu. Tahmin ettiğiniz gibi bu kan grubuna sahip insanlar bitkisel gıdaları çok rahat bir şekilde sindirebiliyorlar. Peki AB kan grubu? AB kan grubuysa yüzyıllar boyunca ortaya çıkan A ve B grubundan insanların evliliklerin sonucunda ortaya çıkan bir başka kan grubu. AB kan grupları arasında en yeni kan grubu ve bu grubun günümüzden yaklaşık 1400 yıl önce ortaya çıktığı tahmin ediliyor. Bugün çölyak nasıl ortaya çıktı? sorusunun cevabı, farklı kan gruplarının ortaya çıkmasıyla birinci dereceden etkili.

Buğday Gluteni Ve Çölyak

Günümüzde Çölyak Hastaları Nispeten Daha Geniş Bir Gıda Yelpazesine Sahipler: Glutensiz Tuzlu Atıştırmalıklar, Glutensiz Tuzlu Atıştırmalıklar, Glutensiz Pizza, Mantı Ya Da Ravyoli…

Tarım toplumuna geçiş gerçekleştirilmiş olsa da buğdayın insan hayatına girmesi biraz daha zaman aldı. Bazı arkeolojik araştırmalar buğdayın çeşitli bitkilerin melezlenerek meydana getirildiğini iddia eden araştırmalar da var. Şüphesiz insanoğlunun ilk yıllarında buğdayla arası en iyi olan medeniyet Sümerlerdi. Aynı zamanda arpadan elde edilen biranın da mucidi olan Sümerler, tarım sayesinde yazıyı keşfederek tarihin başlangıcında yer aldılar. Zaman geçtikçe buğday, arpa ve çavdar insanların hayatında daha fazla yer etmeye başladı. Bu ucuz ve doyurucu gıda maddesi özellikle sanayi devriminden sonra ilk olarak Avrupa’daki işçi sınıfının daha sonra hepimizin ayrılmaz bir parçası oldu.

Ancak ortada bir sorun vardı: insan metabolizması yüksek oranda buğday glutenini sindirmek için yaratılmamıştı. Aynı durum yüksek oranda şeker için de geçerliydi. Yüzyıllar boyunca besinini avladığı hayvanlardan, topladığı meyve ve sebzelerden, bitki tohumlarından (Özellikle kuruyemişler, mercimek, ay çekirdeği bu gruba dahildir) sütten elde eden insan metabolizması yüksek orandaki glutenle ve şekerle nasıl baş edeceğini bilemedi. Bunun sonucundaysa şeker hastalığı, obezite ve çölyak gibi çeşitli “yeni çağ” hastalıkları ortaya çıktı. Çölyak hastalığı nasıl ortaya çıktı? İlk olarak tarım toplumunun insanlara sunduğu beslenme şekli ardından buğday, çavdar ve arpanın hayatımızda daha fazla yer etmesiyle Gluten İntöleransı veya Çölyak olarak da bilinen rahatsızlık, tıp tarihindeki yerini aldı.

Hiç şüphesiz ilk insanlar bizler kadar ekmek ve şeker tüketmiyorlardı. Zaman geçtikçe beslenme alışkanlıklarımız değişti. Ancak bazı insanların metabolizması aynı hızla değişmiyordu. Yani bugünün modern insanı aslında bir mağara adamı ile benzer bir metabolizmaya sahip. Yüzyıllar boyunca kimimiz süt şekerini kimimiz et proteinini rahat sindirsek de hiç birimiz tarihin hiç bir evresinde ekmek, un ve şekerle tarihin bu evresinde olduğu kadar karşılaşmadık. İşte tam bu noktada gluten alerjisi – gluten intöleransı veya diğer adıyla “çölyak” ortaya çıktı.

 

 

 

Devamı

Çölyak Diyeti : Hangi İçecekler Riskli?

Çölyak Hastaları Hangi İçecekleri İçebilirler?

Çölyak genellikle buğday gluteni ile ilişkilendirilir. Başta internet olmak üzere pek çok kaynakta çölyak diyeti başlığı altında çölyak hastalarının hangi gıdaları tüketebileceğinden sık sık söz edilir. Ancak çölyak hastalarının veya gluten duyarlılığı bulunan hastaların hangi içecekleri – meşrubatları tüketebileceklerinden yeterince söz edilmez. Her ne kadar ABD, İngiltere gibi ülkelerde çölyak hastaları için özel içecek listeleri oluşturulsa da ülkemizde çölyakla ilgili bilgiler genellikle azdır. Bugün pek çok kaynakta oldukça az söz edilen bir konudan bahsedeceğiz. Çölyak hastaları hangi içecekleri içebilirler?

Bira, Malt İçeceği Ve Kremalı Kahve Yasak Listesinde

Çölyak Hastalarına Bira Yasak

Bira, Çölyak Hastalarının Uzak Durması Gereken Ürünlerin Başında Geliyor.

Bira, arpa tahılından elde edilen bir alkollü içecek olduğundan bir gluten hastasının uzak durması gereken ilk içecek olarak karşımıza çıkıyor. Her ne kadar özellikle yurt dışında glutensiz bira çeşitleri bulunuyor olsa da bira hala genellikle arpadan elde ediliyor. Bu durum, birayı bir çölyak hastası için son derece tehlikeli bir içecek haline getiriyor. Biranın Antik Sümer Uygarlığı Tarafından “içilebilir sıvı ekmek” olarak adlandırıldığını bir kez daha hatırlatalım. Sümerlerde kutsal bir içecek olarak görülen bira, medeniyet buğday yetiştirmeye başladıktan kısa bir zaman sonra tarih sahnesine çıkmış bir içecek.

Alkolden Uzak Durun!

glutensiz-icecek-listesi

Bira, alkol tüketmeyen bireyler için bir risk teşkil etmeyebilir. Ancak alkol kullanmayanları bekleyen esas sinsi tehlike malt içeceği olarak da bilinen meşrubatlar. Bu meşrubatlar da çeşitli tahılların mayalandırılması ile üretilirler. Her ne kadar alkol oranı çok az veya 0 olsa da malt içecekleri de çölyak hastaları ve gluten duyarlılığı bulunanlar için riskli içecekler arasında bulunuyor. Son yıllarda ülkemizdeki market raflarında daha sık görmeye başladığımız malt içeceğinin biraya uzanan bir yolun başlangıcı olduğunu savunanlar da hiç az değil.

Bugün pek çok alkollü içeceğin tahılların mayalandırılmasından elde edildiğini biliyoruz. Bira, viski, vodka ve diğer alkollü içecekler çölyak hastaları için riskli içecekler sınıfında değerlendirilebilir. Aynı şekilde çölyak veya gluten duyarlılığı olmayan biri de olsanız alkolün sağlığınız için son derece tehlikeli olduğunu kesinlikle unutmayın.

Kahve Ve Çay

Çölyak Diyetinde Kahveye İzin Var

Çölyaklılar Rahatlıkla Kahve İçebilirler.

Kahve sade tüketildiğinde metabolizmayı hızlandırabilen bir içecek. Bu da özellikle diyet ve spor yapanların işine gelen bir özellik. Elbette bizim söz ettiğimiz kahve, içine krema veya benzeri ek malzemeler katılmamış bir kahve. Türk Kahvesi, Espresso ve benzeri ek malzemesiz kahveler hem metaoblizmayı hızlandırır hem de zindelik verir. Ancak kahvelerin içine katılan krema ve benzeri ürünlerde gluten bulunması da bu içeceği riskli hale getiriyor. Bu yüzden çölyak diyeti listenizde az şekerli veya kahverengi işlenmemiş şekerle tatlandırılmış kahve bulunabilir.

Süt Ve Süt Ürünleri

Süt Ürünleri De Risksiz İçecekler Arasında…

Süt, bir çölyak hastası için riskli mi? Özellikle çölyak hastalığı olan çocuklar için önemli olan bu sorunun cevabı hayır. Yani bir çölyak hastası veya gluten duyarlılığı olan birisi olarak sütü gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz. Ancak burada gıda intöleransı (Gıda alerjisi) konusunda bir uyarıda bulunalım. Çölyak olun olmayın süt şekeri olarak da anılan laktoza alerjiniz olabilir. Bu yüzden süt ürünleri konusunda dikkatli olmalısınız. Eğer hangi gıdaları daha iyi sindirebileceğinizi merak ediyorsanız Gıda İntöleransı Testi (York testi) yaptırabilirsiniz. Bu arada kan grubuna göre diyetle ilgili kaynaklarda kan grubu B olanların süt şekeri olan laktozu daha iyi sindirdikleri sık sık tekrar eder. Eğer süt şekeri olan laktozla aranız iyi değilse bugün pek çok markette laktozsuz süt bulabileceğinizi de ekleyelim.

Kola, Gazoz Ve Diğer Gazlı İçecekler

Glutensiz Lezzetlerimizi Gurme Restoranımızda Tadın

Gazlı içecekler yüksek oranda şeker içeriyor olmalarına karşın çölyak hastaları için risk teşkil etmiyor. Ancak bu tip gıdaların içerisinde mısır şekeri bulunur. İnsan metabolizması için son derece zararlı olan bu şeker çeşidi meşrubat kutularında “fruktoz şurubu” olarak geçer. Son yıllarda özellikle obezitenin artmasında kolanın ve diğer gazlı içeceklerin rolü olduğu biliniyor. Mısır şekeri kullanılarak üretilen kola, çölyak hastaları ve gluten duyarlılığı olanlar için riskli değil. Ancak kilosuna dikkat eden biriyseniz yine de dikkatli olmanızda fayda var.

Son olarak bir çölyak hastasının temelde buğday gluteni ile arasının bozuk olduğunu da ekleyelim. Kulağa garip gelse de kahverengi şeker ve işlenmiş beyaz şeker, çölyak hastaları ve gluten duyarlılığı bulunanlar tarafından tüketilebilir. Ancak şekerin günümüzde artan kanser ve diyabet gibi ciddi hastalıkların nedeni olduğunu da ekleyelim.

 

 

Devamı

Çölyak Ne Zaman Ortaya Çıktı?

Çölyak Tarihi

Glutensiz Cevizli Baklava Glutensiz Ada'da

Glutensiz Ürün Yelpazemize Şimdi Glutensiz Cevizli Baklava Da Eklendi.

Çölyak, günümüz insanının şikayet ettiği en önemli sağlık sorunlarından bir tanesi. Önceki içeriklerimizde çölyak nasıl ortaya çıktı? sorusunun cevabını bulmaya çalışmıştık. Çölyak aslında insan bağışıklık ve sindirim sisteminin aşırı buğday gluteni tüketilmesine verdiği bir tepki. Bugün aşırı şeker tüketimine insan metabolizması diyabet ve obezite olarak cevap veriyor.

Aynı şekilde sigaranın içinde bulunan zehirli kimyasallar insanların vücutlarını kanser hastalığına doğru adım adım götürüyor. Özetle beslenme ve tüketim alışkanlıklarımız vücudumuzu birinci derecede etkiliyor. Çölyak bunun sonuçlarından bir tanesi. Peki çölyak ilk olarak ne zaman ortaya çıktı?

 

Tarıma Geçiş Ve İlk Çölyak Tanısı

Tarım Toplumu Gluten Duyarlılığı İçin De Başlangıç Oldu.

Tarım Toplumuna Geçiş, Yüksek Miktarda Buğday Glutenine Maruz Kalmamıza Neden Oldu.

Çölyak hastalığı ilk olarak insanoğlunun tarıma geçmesiyle ortaya çıktı. Yetiştirilen buğdaydaki gluten, insan metabolizmasının yabancı olduğu bir kompleks protein. Bu da insanlardaki sindirim sistemlerinin bu proteini sindirmesini son derece güç bir hale getiriyor.

Çölyak hastalarının yakındıkları tüm şikayetler; şişkinlik, kas kasılmaları, kabızlık ve benzeri sorunlar buğday gluteninin iyi sindirilememesinden kaynaklanıyor. Tarihte  ilk çölyak hastalığının M.S. 200 Tarihinde ortaya çıktığı belirtiliyor. Tarih, çölyak konusundaki bilgilerimizi doğrular nitelikte. Ancak yazılı kayıtlara geçmiş ilk çölyak hastalığı teşhisi 1888 Yılında Samuel Gee Tarafından konulmuştur.  Samuel Gee’nin ortaya koyduğu diyet, pek çok hastanın gün içerisinde daha rahat etmesini sağlamıştır.

Çölyak ile ilgili araştırmalar tüm hızıyla devam etti. 1950 Yılında Wim Dicke, öğünlerden yulaf, buğday, çavdarın çıkarılması takdirde vücuttaki ödemin atıldığını ve vücudun daha rahat ettiğini yaptığı çalışmalarla ortaya koymuştur. Daha sonra çölyak üzerine pek çok tıbbi araştırma yapıldı. Yapılan araştırmalar çölyakla ince bağırsak ülseri ve deri döküntüleri arasındaki ilişkileri ortaya koyması açısından son derece önemliydi. İlk çölyak derneği, 1968 Yılında İngiltere’de kuruldu. 1968’den günümüze kadar pek çok çölyak derneği – çölyak vakfı gluten duyarlılığı olan insanlara yardımcı olmakta ve onları beslenme şekilleri konusunda bilgilendirmektedir.

Neden M.S. 100 – 200?

Samuel Gee

İlk Çölyak Tanısı 1888’de Samuel Gee Tarafından Konuldu.

Bunun temel nedeni insan topluluklarının ilk defa yoğun bir şekilde buğday glutenine maruz kalmasıdır. Aklınıza o zaman ilk tarım yapan uygarlıklarda neden çölyak yok sorusu gelebilir. Bunun nedeni yoğun derecede buğday glutenine maruz kalmanın genetik bir mutasyona neden olması. Yani insanlık tarımla tanıştıktan uzun zaman sonra da buğday, arpa ve çavdar tüketiyorlardı. Bu insanlardan bazılarının vücudu buğday glutenini sindirebilecek şekilde evrildi. Ancak bazı bünyeler için bu genetik değişiklik kendisini göstermedi. Bunun sonucunda kimimizin sindirim sistemi buğday glutenine reaksiyon göstermeye başladı.

Çölyak neden milattan sonra 1. ve 2. yüzyıllarda ortaya çıktı? Bu tarihler insanların göçebelikten yerleşik hayata geçişin ve toplumlararası ticaretin zirve yaptığı zamanlardı. Bu da kavim ve milletlerin buğday glutenini fazlaca tükettikleri anlamına geliyor. Çölyak ve gluten duyarlılığı bulunan insanların torunları, onların torunları da ilerleyen yüzyıllarda çölyak geni taşıyıcısı oldular ve günümüze kadar geldiler. Bu durum aynı zamanda “çölyak genetik mi?” sorusunun da cevabı niteğindedir. Evet, çölyak genetiktir ve nesilden nesile geçebilir.

 

 

Çölyak Gelecekte Ortadan Kalkabilir Mi?

Glutensiz Buğday Gelecekte Çölyak İçin Çare Olabilir.

Çölyak Gelecekte Son Bulabilir…

Gerçekleşmesi güç bir ihtimal olsa da bu mümkün. Gerçekleşmesi güç çünkü gluten duyarlılığı olan insanların metabolizmalarının buğday glutenine alışması yüzyıllar alabilir. Ancak gelişen tıp ve genetik ileride glutensiz buğdayın yetişmesine neden olabilir. Aynı şekilde çölyak veya gluten duyarlılığı olan insanlara gen tedavisi uygulanarak bu rahatsızlık ortadan tamamen kalkabilir. Bugün için ilaç tedavileri çölyak ve gluten duyarlılığı (Gluten İntöleransı – Gluten Alerisi) rahatsızlığının ancak semptomlarını ortadan kaldırıyor. Yani hastalığın kesin bir tedavisi yok. İzlenecek en iyi yol, gluten testi yaptırmak ve glutenden uzak durmak.

 

Devamı

Çölyak Hastaları Ne Yemeli: Çölyak Diyeti

Çölyak Diyetinin Ana Hatları

Çölyak hayat kalitesini birinci dereceden etkileyen önemli bir başıklık sistemi sorunu. Çölyak bir tür gluten intöleransı – gluten duyarlılığı olarak görülür. Ancak temelinde metabolizmanın gluten adı verilen kompleks proteini sindirememesi yatmaktadır. Bu da bir çölyak hastasının içinde buğday, arpa, çavdar bulunan her türlü gıdadan uzak durması anlamına geliyor. Günümüzde glutensiz diyet (Çölyak diyeti) aynı zamanda çölyak veya gluten duyarlılığı olan kişilerce değil fit ve sağlıklı olmak isteyen pek çok birey tarafından uygulanıyor. Elbette çölyak veya gluten duyarlılığı bulunmayanlar bunu daha çok kilo vermek amacıyla yapıyorlar. Peki çölyak hastalığının hayat standartlarını düşürdüğü çölyak hastaları veya gluten duyarlılığı olanlar nasıl beslenmeli? İşte tüm yönleriyle çölyak diyeti.

Çölyak Hastaları Nasıl Beslenmeli?

Çölyak hastalarının diyeti günümüzde popüler olan çeşitli diyetlere benziyor. Bunlar arasında Atkins Diyeti / Mağara Adamı Diyeti gibi düşük karbonhidrat ve kaliteli yağ tüketmenizi gerektiren diyetler var. Ancak bu diyetlerde gluten içeren ekmek veya hamur işleri az da olsa kendisine yer bulabiliyor. Örneğin  Amerikalı Doktor Robert Atkins’in ortaya attığı “Atkins Diyeti”, kilo vermek isteyenler için haftalık diyet listesi yayınlıyor. Atkins Diyeti her ne kadar ağırlıklı olarak kaliteli yağ (Omega 3, Et Yağı, Tereyağı) tüketilmesini önerse de günde 20 gramın altında karbonhidrat tüketebilmeniz anlamına geliyor. Bu da günde bir dilim beyaz ekmek yiyebileceğiniz anlamına geliyor. Elbette bu, çölyak veya gluten duyarlılığı bulunmayanlar için geçerli.

Glutensiz Ekmek Çeşitlerimizi Deneyin

Çölyak Veya Gluten Duyarlılığı Olanlar İçin Ekmek Seçeneklerimizi Deneyin

Bir dilim ekmek, bir çölyak hastasının bir veya iki gününü olumsuz yönde etkileyebilir. Her ne kadar 1 dilim beyaz ekmek sadece 65 kalori olsa da ekmeğin üretildiği unun içindeki gluten şişkinlikten halsizliğe, kansızlıktan kabızlığa kadar metabolizmanızı pek çok alanda etkileyebilir. Ancak üzülmeyin. Atkins veya Mağara Adamı Diyeti gibi talep gören diyetlerde glutensiz ürün tüketerek başarı sağlayabiliriz. Diğer diyetlerin aksine bu iki diyet üzerinde durmamızın nedeni bu iki diyetin de genellikle protein tabanlı bir beslenme şekli öngörmesi. Bu da kırmızı et, beyaz et, yumurta, süt, keçi sütü, mercimek, kuru yemiş, meyve ve sebze tüketebilen çölyak hastaları için nispeten rahat bir diyet olmalarını sağlıyor.

Çölyak Diyeti Nelerden Oluşuyor?

Çok basit: gluten içermeyen hemen her gıdadan. Yukarıda da belirttiğimiz gibi; kırmızı et, beyaz et, balık, kuru yemiş, mercimek, sebzeler, glutensiz gıdalar, meyveler, keçi sütü veya diğer süt ürünleri giriyor. Ancak gluten son derece sinsi bir protein. Gluteni günümüzde bu denli tehlikeli kılan şeyse genellikle gıda endüstrisi oluyor. İçerisinde glutenli un barındıran baharat ve çeşniler, hazır çorbalar, hazır krem-şanti veya pudingler bu listenin dışında kalıyor. Dondurma, çölyak hastaları için oldukça ideal bir tatlı. Ancak günümüzde hazır dondurmaların pek çoğunda bisküvi – glutenli undan üretilmiş külah ve benzeri bileşenlerin olması dondurmanın da kötü bir üne sahip olmasını sağlıyor. Aynı şekilde eğer balık tüketecekseniz belki de balığınızı unla değil, mısır unuyla kaplamanız sizin için daha iyi olacaktır.

Glutensiz Pizza Sizleri Bekliyor

Glutensiz Pizza: İlle De Pizza İsteyenler İçin Glutensiz Ada’dan…

Yumurta, çölyak diyeti için vazgeçilmez. Genellikle çölyak veya gluten duyarlılığı olmayanlara da diyetlerde önerilen yumurta, içerdiği protein ve vitaminler açısından özellikle kahvaltıların bir numarası. Eğer çölyak diyeti uyguluyorsanız hamur işlerine ek olarak tahıl ve mısır gevreklerini de listenizden çıkarmalısınız. Aynı şekilde bira (Bira, Antik Sümer Medeniyetinde içilebilir ekmek olarak anılıyordu) ve unlu gıdalar kahvaltı sofrasından kalkmalı.

Öğle yemekleri için standart bir diyetteki tavsiyeleri dinlemek. Ancak una bulanıp hazırlanmış nugget, şnitzel gibi gıdalar da çölyak hastaları için riskli. Bunun yerine ara öğünler için glutensiz tuzlu atıştırmalıklar, glutensiz fındıklı kurabiye gibi gıdaları tüketebilirsiniz. Akşam saatlerinde yatma saatinden en az 4 saat önce yemeyi kesmeyi de sağlığınız için ihmal etmeyin.

Glutensiz Evrenin Tartışmalı Aktörleri: Kola, Kakao, Kahve Ve Şeker

Çölyak Diyeti İle Paleo Diyeti De Birbirine Benzeyen Diyetlerden

Mağara Adamı Diyeti Olarak Da Bilinen Paleo Diyeti Düşük Karbonhidrat – Yüksek Protein Yemenizi Öneriyor. Çölyak Ve Gluten Duyarlılığı Bulunanlar İçin İdeal Bir Beslenme Şekli

Hiç şüphesiz “kola” ve “şeker” bir diyette bulunmaması gerekenlerin başında ilk sırada. Ancak çölyak diyeti uygulayanlar için bunların bir riski var mıdır? Cevap şaşırtıcı gelebilir ancak hayır. Severek tüketilen kola, mısır şekerinden imâl edildiği için çölyak hastaları veya gluten diyeti olanlar için risk değil. Ancak 1 bardak kolanın 20 adet küp şeker içerdiğini ve mısırdan elde edilen ve ambalajların üzerinde “fruktoz şurubu” olarak ifade edilen mısır şekerinin insanlar için son derece zararlı olduğunu da ekleyelim. Şeker ise çölyak veya gluten duyarlılığı olanlar için bir risk taşımasa da diyet uzmanları ve iç hastalıkları uzmanları şeker için “beyaz zehir” ifadesini kullanıyorlar. Yani bu şeker ve kola çölyak hastaları için özel bir risk taşımasa da sizi uzun vadede çok rahat hasta edebilirler.

 

 

 

Atkins Diyeti İle Çölyak Diyeti Birbirlerine Benziyor

Dr Atkins Diyeti Pek Çok Açıdan Çölyak Diyeti İle Benzerlikler Taşıyor

Kahve ve kakaonun sabıkasıysa nispeten temiz. Özellikle kahve, zindelik vermesi açısından özellikle diyet ve sporu birlikte sürdürenler için biçilmiş kaftan. Elbette yanında kurabiye, şeker veya süt tozu gibi eklemeler olmadan. Kakaonun da durumu kahveye oldukça benzer. Çünkü kakaonun işlenmiş hali olan çikolataya olan erişimimiz rahat olsa da üretim esnasında kullanılan gluten, çikolataları da çölyak hastaları için riskli hale getiriyor. Ancak bitter çikolata olarak da bilinen saf kakao oranı yüksek çikolatalar zararı şöyle dursun metabolizmanızı hızlandırır.

Özetle sizin için faydalıdır. Son yıllardaki araştırmalar özellikle kakao oranı yüksek çikolatanın kalp sağlığını korumak için ideal olduğunu belirtiyorlar. Çikolatanın yoğunlukla kakao yağından oluşan yapısı çikolatayı güvenli kılıyor. Elbette bu, özenle üretilmiş çikolatalar için geçerli. Günümüzde beyaz şeker yerine bitkisel tatlandırıcılar veya kahverengi işlenmemiş şeker kullanarak diyetinizi daha sağlıklı bir hale getirebilirsiniz. Ancak vücudunuz için en sağlıklı şekerin meyvede bulunan “fruktoz şurubu” olduğunu unutmayın. Hatta fruktozun bile yüksek oranda alımı sağlığınızı tehdit edebilir.

Çocuklar İçin Çölyak Diyeti Önerileri

Çocuklar İçin Çölyak Diyeti Tavsiyelerimiz Burada

Çocuklar İçin Glutensiz Diyet Önerilerimizi İnceleyin

Çocukların özellikle şekerli gıdalara ne kadar düşkün olduğu bilinir. Bunun için glutensiz kurabiye seçeneklerini değerlendirebilirsiniz. Aynı şekilde ayran ve glutensiz hamburger ekmeği ile hazırlanmış enfes bir menü, çocuklarınızın sıkıntı yaşamadan beslenmesini sağlayabilir. Yumurta, çocukların beslenmesinde de önemli bir yer taşıyor. Her öğün için glutensiz sandviç ekmeği ile hazırlanmış sandviçler ve doğal meyve suyu ile çocuklarınızın daha sağlıklı beslenmesini sağlayabilirsiniz. Meyve salataları, glutensiz malzemelerden yapılmış dondurmalar, saf çikolata ve bal ara öğünler için çocuğunuzun ihtiyacını duyduğu vitamin ve protein ihtiyacını karşılayabilir. Aynı şekilde sebzeler de öyle. Eğer çocuklarınızın sebzeyle arası kötüyse onları yumurtaya bulayarak kızartıp veya püre şeklinde sunmayı da deneyebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

Devamı

Çocuklarda Çölyak Hastalığı Belirtileri

Çocuklarda Çölyak

Çölyak hastalığı, tahmin ettiğinizden çok daha ciddi bir bağışıklık sistemi sorunudur. Ülkemizde, sayısı neredeyse 1.000.000’a yaklaşan çölyak, ölümcül bir hastalık değil. Yine de ölümle sonuçlanan çölyak rahatsızlıklarından söz etmek mümkün. Çölyakla mücadele etmenin yollarından bir tanesi diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi erken teşhis. Bu da çocuk yaşlarda çölyak konusunu, üzerinde durulması gereken bir konu haline getiriyor. Glutensiz gıda ürünlerinin ve gluten diyetinin çölyak tedavisinde ne kadar önemli olduğu zaten biliniyor. Buna karşın çocuklarda çölyak hastalığı belirtileri, çölyak hastalığı ile ilgili diğer unsurlar gibi çok aydınlatılmamış bir konu.

Çocuklarda Çölyak Hastalığı Belirtileri

Glutenli Gıdalar Çocuklarda Kas Kasılmaları, Şişkinlik, Ödem Gibi Semptomlara Neden Oluyor.

Bebek yaştaki ve gelişme çağındaki çocuklarda çölyak kendisini karın şişkinliği, iştahsızlık, huysuzluk, kilo alamama, büyemede gerilik, boy uzamasında yavaşlama gibi belirtilerle kendisini gösterir. Ancak hepsi bu değil. Demir emilimi eksikliğinden meydana gelen kansızlık, şiddetli ishal, karın ağrısı, gastrit benzeri şişkinlik, eklem ağrıları, kollarda – bacaklarda uyuşma ve geçmeyen ağız içi yaraları çocuklarda çölyak hastalığı belirtileri arasında gösterilebilir.

Son yıllarda yapılan çeşitli bilimsel çalışmalar, otizm ve dikkat dağınıklığı gibi bilişsel sağlık sorunlarının da glutensiz diyetle kontrol altına alınabileceğini gösteriyor. Sadece çocuklarda değil, yetişkinlerde de psikolojik ve tetikleyicisi belirlenememiş pek çok psikolojik rahatsızlığın sebepleri arasında çölyak hastalığının gösterildiğini de tekrar edelim. Peki çocuklarda çölyak belirtileri kendisini göstermeye başladığında bu sorunun üzerinden nasıl gelebilirsiniz?

 

Çocuklarda Glutensiz Beslenme

Glutensiz Ada Size Glutensiz Hamburger Ekmeği Sunuyor

Çölyaklı Çocukların Menüsünde De Hamburger Olabilir

Çölyak ve gluten intöleransı için çeşitli ilaçlar mevcut. Yine de çölyak hastalığının üstesinden gelmek ancak glutensiz gıda diyeti ile mümkün oluyor. Bu da glutensiz her türlü gıdanın çocukların menüsünden çıkarılması demek. Özellikle fast – food gıdalarının çocuklar ve gelişme çağındaki gençler tarafından ne kadar talep edildiği malum. Ancak son yıllarda çölyak rahatsızlığına karşı oluşan toplumsal bilinç, glutensiz fındıklı kurabiye veya glutensiz hamburger ekmeği gibi ürünleri rahatça ulaşılabilir hale getiriyor.

 

Sebze Ve Meyve Çölyaklı Çocuklar İçin Biçilmiş Kaftan

Sebze, Meyve, Et, Süt, Yumurta Çölyaklı Çocukların Besin Piramitinde Bulunuyor.

Çocuklarda çölyak belirtilerinin başında gelişim bozukluğu geliyor. Bu da basit bir beslenme rejimi değişikliğiyle üstesinden gelinebilecek bir şey değil. Genellikle çocukluk ve gelişim sürecinin hemen hepsini kapsayan bu süreç, gelişim bozukluğu, boy uzama sorunu gibi belirtler, çocuklarda çölyak belirtileri listesinin başında geliyor. Elbette diğer içeriklerimizde de bahsettiğimiz gibi, çocuklarda veya yetişkinlerde çölyak olup olmadığını anlamanın en kesin yolu çölyak testi uygulamaktır.

Ancak çok daha küçük yaşlardaki çocuklar için pirinç, mısır, patates unu ve keçi sütü gibi gıdalar düşünülebilir. Aynı şekilde meyve ve sebze püreleri, yumurta, et ve balık glutensiz bir beslenme şeklinin temelini oluşturuyor.

Tarhana gibi yapımında un bulunan çorba türleri sadece çocuk yaşta değil tüm çölyak hastaları için yasak. Aynı şekilde, undan üretilmiş her türlü bisküvi, kurabiye ve benzeri ürün çölyaklı çocuklar için tüketilmesi riskli gıdalar arasında geliyor. Kremalar, pudingler ve içinde gluten bulunan tatlandırıcılar da özellikle çocuk yaştaki çölyak hastası çocuklar için tüketilmesi yasak olan gıdalar arasında geliyor.

 

 

 

Devamı

Yetişkinlerde Çölyak Hastalığı Belirtileri

Yetişkinlerde Çölyak

Çölyak hastalığı günümüzde pek çok farklı isimle anılıyor. Metabolizmaya alınan glutenin ince bağırsakta emiliminin alınamaması sonucu oluışan çölyak, “gluten intöleransı” veya “gluten  duyarlılığı” olarak da adlandırılabiliyor. Çölyak, tıp bilimiyle diyet ve gastronominin yollarının kesşitiği noktalardan bir tanesi. Ölümcül bir rahatsızlık olmasa da çölyak bugün özellikle çocuklarda gelişim bozukluğuna neden olabiliyor. Yetişkinlerdeyse çölyak çok daha yaygın ve belirtiler kendilerini daha baskın olarak gösteriyor. Yapılan son araştırmalar, ülkemizde 700.00 – 1.000.000 kişinin çölyak hastası olduğunu gösteriyor. Bu da ülkemizde görülen nadir hastalıklardan birisi oln çölyak hastalığını oldukça önemli bir konu haline getiriyor. Özellikle yetişkinlerde semptomlarına rastlanılan çölyak rahatsızlığının belirtileri nelerdir? İşte yetişkinlerde çölyak hastalığı ve yetişkinlerde çölyak hastalığının belirtileri. 

Türkiye’de Çölyak

Glutensiz Fındıklı Kurabiye

Glutensiz Fındıklı Kurabiye, Glutensiz Kahveli Kurabiye Ve Glutensiz Kakaolu Kurabiye Çeşitlerimizi Deneyin

Yetişkinlerde çölyak hastalığı belirtileri konusuna geçmeden önce rahatsızlığın nedenlerine kısaca bir değinmekte fayda var. Çölyak hastalığının nedenleri karbonhidratlı besinlerin tüketilmesinden sıklıkla tüketilmeye başlandığı endüstri devriminden daha geriye; insanoğlunun tarım yapmaya başlamasına dayanıyor. Ancak yine son günlerdeki araştırmalar özellikle ülkemizde çölyak hastalığı gibi nadir hastalıkların temelinde akraba evililikleri olduğunu ortaya koyuyor.

Çölyak, gluten duyarlılığı veya gluten alerjisi rahatsızlığının bir diğer baskın nedeni de ülkemizin doğal bir tahıl ambarı olması. Ülkemizde yetiştirilen ve bir çölyak hastasının kesinlikle tüketmemesi gereken buğday, arpa, çavdar gibi tahılların yüksek oranda üretilmesi, rahatsızlığın daha yaygın olmasına neden oluyor. Bu da ünlü İslam filozofu İbn-i Haldun’un “Coğrafya Kaderdir” sözünü bir kez daha akıllara getiriyor. Son yıllarda çölyak, gluten duyarlısı, gluten intöleransı veya gluten alerjisi olan herkes tarafından sık sık dile getirilse de çölyak hastalığı yeteri kadar yakından tanınmıyor. Yine de son yıllarda “gıda intöleransı”, “sağlıklı beslenme” gibi konuların daha sık dile getirilmesi sağlıklı bireylerin de glutensiz diyetleri uygulamalarına neden oluyor.

Yetişkinlerde Çölyak Hastalığı Belirtileri

Buğday Gluteni Çölyak Hastaları İçin Son Derece Riskli Bir Maddedir.

Çivi Yemek Mi? Buğday Ekmeği Mi: Çölyak Hastaları İçin İkisi De Aynı

Glutenin vücutta emiliminin yapılamıyor oluşu hazımsızlık, iştahsızlık, gaz şikayetleri, karın ağrısı, şişkinlik, sindirim bozuklukları ve halsizlik gibi metabolizma rahatsızlıklarının yetişkinlerde görülmesine neden oluyor. Ancak çölyak rahatsızlığının olumsuz etkileri bununla da sınırlı kalmıyor. Sinirlilik, halsizlik, sinirlilik, aşırı uyku, uykusuzluk gibi psikolojiye dayandırılan rahatsızlıkların da temelinde çölyak olduğu, bazı araştırmalarla saptanmış durumda.

Tüm bu belirtileri saptamamız için kendiniz üzerinde bir takım beslenme şekillerini denemelisiniz. Tıp dünyasında son araştırmalar sadece tahıl değil hemen her gıda maddesine ait çeşitli alerjilerin yaşam kalitesini birinci dereceden etkilediğini gösteriyor. Fit ve zinde görünmek veya daha sağlıklı bir yaşam için “gıda intölerans testi”, “kan grubuna göre diyet” veya ağırlıklı olarak protein tüketmenizi öneren Atkins Diyeti günümüzde hiç de yabancı olmadığımız çözümler. Son yıllarda gluten diyeti için de aynı şeyler söyleniyor. Üstelik sadece çölyak hastaları veya gluten alerjisi olanlar için değil, sağlıklı bireyler için de. Her kadar gluten diyeti uygulamak çölyak rahatsızlığını anlamanın en rahat yollarından birisi olsa da tıbbi testler hala çölyak olup olmadığınızı anlamanın en kesin ve rahat yolu.

 

Çölyak Genetiktir.

Çölyak Genetik Bir Bağışıklık Sistemi Rahatsızlığıdır

Çölyak Ölümcül Müdür?

Çölyak, ölümcül bir hastalık değil. Buna karşın çölyak rahatsızlığının ölüme neden olabildiği durumlar da yok değil. Özellikle yaşlılarda kemik erimesi ve hamilelerde düşüğe neden olabilen çölyak hastalığını ciddi kılan bir başka özelliğiyse hayat boyu devam ediyor olması. Gluten duyarlılığının tehdit olduğu yaş gruplarından bir diğeri de çocuklar. Gelişim bozukluğunun başlıca nedeninin çölyak olduğu biliniyor.

Çölyak Genetik Midir?

Ne yazık ki evet. Üstelik, genel nüfusun %30’unun çölyak geni taşıdığı ancak bu yüzde otuzluk dilim içerisinden sadece %5’inde rahatsızlığın kendisini gösterdiği de bir gerçek. Yetişkinlerde çölyak hastalığı belirtileri ve genetik arasındaki ilişki, tahmin ettiğinizden biraz daha derin. Bunu bir başka içeriğimizde tüm detaylarıyla ele alacağız. Bugün, tıp camiasındaki pek çok ünlü isim çöyak hastalığının bir bağışıklık sistemi sorunu olduğunda hemfikir.

 

 

 

 

 

 

Devamı